Blog Arşivleri

DraftSight, Linux’a Geliyor

Draftsight Linux'ta!Linux’daki en büyük eksikliklerden biri AutoCAD ya da SolidWorks kadar üst seviye ve modüler bir CAD programının olmamasıydı.

Dünyaca ünlü CAD/CAM yazılımı CATIA’nın yayıncısı Dassault Systems’in Windows ve Mac OS X için çıkarttığıDraftSight, öyle görünüyor ki yakında bu eksikliği büyük ölçüde giderecek. Birkaç haftaya kadar DraftSight, ücretsiz Linux sürümüyle karşımızda olacak! Read the rest of this entry

Mageia’ya Merhaba..!!

Mageia Linux, topluluk merkezli bir dağıtım.Mandriva Linux cephesindeki sular durulmuyor. Projedeki finansal sorunların yol açtığı belirsizlikler ve Mandriva S.A şirketi bünyesinde dağıtım üzerine çalışan birçok kişinin işten çıkarılması, Mandriva Linux topluluğunun ve geliştiricilerinin Mandriva S.A’ya olan güvenini sarsmış durumda. Read the rest of this entry

MeeGo 1.1 Yayınlandı

meegoMeeGo 1.1, geçtiğimiz günlerde üzerindeki çalışmaların neticelendiği duyurmasının ardından sonunda resmi olarak yayınlandı. Yeni nesil tabletler ve akıllı telefonlarda ağırlıklı olarak kullanılması düşünülen işletim sisteminin bu sürümü, Nokia N900 baz alınarak geliştirilmiş görsel ayrıntılar içeriyor.

Nokia’nın giderek artan yeni modelleri ile paralel olarak karşımıza çıkacak olan MeeGo işletim sisteminin netbook sürümü, Intel tarafında büyük ilgi görüyor. Açık kaynak kodlu ve Linux tabanlı MeeGo’nun son sürümü olan 1.1 ücretsiz olarak indirmek mümkün. Read the rest of this entry

Microsoft Linux Satıyor..!!

tux-serverGün geçmiyor ki Microsoft ile ilgili ilginç haberler almayalım. SD Times’ın yayınladığı rapora göre Microsoft, elindeki neredeyse bütün SUSE Linux Enterprise Sunucusu(SLES) destek kuponlarını satmış.

Microsoft Novell ile yaptığı patent tazminat anlaşmasının bir parçası olarak 240 milyon dolarlık kupon satın aldı. 475 müşterisine kupon sattığını açıklayan Microsoft, müşterilerine sattığı toplam kupon sayısını açıklamadı. Bu rakamlara göre Microsoft’un her bir müşterisi, ortalama yarım milyon dolarlık kupon satın almış.

Microsoft ve Novell’in yaptığı anlaşma, patent iddialarının karşılıklı muafiyetine ek olarak, SUSE Linux Enterprise Sunucusu(SLES) ve Windows Sunucusu arasında birlikte çalışabilirliği geliştirmek için teknik desteği de içermektedir. Anlaşmaya göre Microsoft 2012 yılına kadar 70 Milyon Novell SUSE Linux Enterprise Sunucusu kuponu satmayı taahhüt etmiş bulunuyor. Anlaşmanın imzalandığı Kasım 2006’dan beri iki şirket toplamda 342 milyon doların üzerinde satış gerçekleştirdi.

Linux satışlarında birinci sırada halen Red Hat bulunurken, üçüncü sırayı Microsoft aldı. Ne diyelim, Microsoft’un satışlarının artmasını istemek, bu konuda garip kaçmaz sanırız.

Btrfs Dosya Sistemi Sahnede

Btrfs, yeni nesil ve yetenekli bir dosya sistemi.Linux için “yeni nesil dosya sistemi” olarak tasarlanan Btrfs, diğer Linux dosya sistemlerinde mevcut olmayan geniş özellikler sunuyor ve ürün yakında kullanılabilmesi için hazırlanıyor.

Eğer son birkaç ay içinde yayınlanan sayısız makaleye bakılırsa, Btrfs dosya sistemi, geliştiricilerinin kabul ettiği geleceğin Linux dosya sistemi. Geliştiriciler arasında değil, ama genel destekçileri arasındaki genel kanıya göre Btrfs, Linux dünyasının ZFS‘si olacak. Solaris işletim sistemi için Sun Microsystems tarafından tasarlanan ZFS’yle kıyaslandığında Btrfs, hâlâ deneysel olmasına rağmen iki dosya sisteminin birçok ortak yönü var. Entegre hacim yönetimi, veri bütünlüğünü sağlama, snapshot ve kopyasını yazma ile birlikte, Btrfs şu anda kullanılan Linux dosya sistemlerine göre ileri seviyede özellikler sunuyor.

Kimilerine göre “ButterFS”, bazılarına göre “BetterFS” olarak adlandırılan Btrfs, aslında B-Tree dosya sistemi için yetersiz, çünkü dosya sistemi kendi veri ve metaveri ağaç yapılarını yönetir. Oracle geliştiricisi Chris MASON tarafından işlenmiş dosya sistemi, Linux 2.6.29‘dan beri Linux çekirdeğinin bir parçası oldu. Ancak, tek başına kullanım şöyle dursun, bu onun kararlı olduğu anlamına bile gelmiyor. Açıkça kernel.org’daki Btrfs sayfası bile, disk veri biçimleri üzerindeki dosya sistemlerinin bile son halini almadığını işaret ediyor.

Linux Vakfı‘ndan Amanda McPHERSON ile yapılan bir röportajda, Btrf’nin bir sonraki geliştirme adımları üzerine bir öngörü sunuluyor: Performans darboğazlarının birçoğu 2.6.31 çekirdeğinin son sürüm adayında çözülmüş durumda. Oracle geliştiricisi Chris MASON, geliştiricilerin 2.6.32 kerneliyle birlikte Btrfs’yi ciddi testlerle hazırlamayı planladıklarını söylüyor.

Gelecek İçin Hazır Ol

Btrfs, yeni nesil ve yetenekli bir dosya sistemi.64 bit dosya sistemi için, Btrfs maksimum dosya sistemi ve maksimum hacim boyutunun her ikisine  de 16 exabyte’a (16,384 petabyte) kadar adresleme yapıyor. Bu, ext4 tarafından adreslenenden daha fazla (1024 Pbyte/16 Tbyte). Bir karşılaştırma noktası olarak, CERN’deki Büyük Hadron Çarpıştırıcısı şu anda büyük olasılıkla dünya çapındaki en büyük veri üreticisi ve Avrupa, Kuzey Amerika ve Asya’daki veri merkezleri arasında dağıtılan bir şebeke içinde yaklaşık 20 Pbyte depolama alanı bulunmakta.

ZFS’ye benzeyen diğer yönleri ise:

  • Btrfs iki ağaç yapısında metaveri ve veri bloklarını kaydeder (Dosya adları ve dizinler için biri, veri blokları için diğeri).
  • Veri blokları özellikle geniş dosyalarla performansı arttıran blok listelerinin yerine ölçü yoluyla adresleniyor. Btrfs, ağacın yapraklarında küçük dosyalar saklayabilir.
  • Btrfs ilgili tüm metadataları bir kere düzenleniyor ve diske yazılmasını sağlayan “veri=sıralı” kipin bir türünü işletiyor. Bu, bir sistem çökmesi ya da güç kesilmesinden sonra, değiştirilen eski verinin tekrar ortaya çıkmasını engelliyor.
  • Yazarken kopyalama, yazılabilir snapshot’a izin verir.
  • RAID fonksiyonelliği dâhili bir özelliktir (sadece RAID-0, RAID-1 ve RAID-10 şu anda mevcuttur). Aygıtlar işlem süresince eklenebilir ve kaldırılabilir.
  • Çeşitli dosya sistemleri alt hacimler gibi bir hacim (bir bölüm) ile birlikte iç içe olabilir – bu Btrfs Mantıksal Hacim Yöneticisi’nin bir türünü verir.
  • Eğer RAID-1 ve RAID-10 ayna kullanarak doğrulanmışsa, Checksum’lar kusurlu verinin tespit edilmesine olanak tanıyan veri blokları ve metaveri’yi doğrular. Bu davranış nodatasum bağlama seçeneği yoluyla kapatılabilir.

Ek olarak, Btrfs modern dosya sistemlerinin beklenen değişik özelliklerini sunar:

  • Btrfs gerektiği gibi dinamik olarak düğümler oluşturur, durağan olmayan düğüm tabloları bir dosya sistemi oluşturulduğunda yazılır.
  • Dosya sistemi işlem boyunca birleştirmenin yanı sıra aşağı ya da yukarı boyutlanabilir.
  • Btrfs POSIX standardında tanımlandığı gibi Erişim Kontrol Listelerini (ACL) destekler.
  • Dosyalar yazılıyorken sıkıştırılabilir (bağlama seçeneği compress). Aynı zamanda anında veriyi şifreleme seçeneği planlanıyor.

Btrfs sisteminin incelemesine devam etmeden önce, son bir uyarı yapalım: Btrfs hâlâ geliştirilme aşamasında ve kesinlikle masaüstü sistemlerde kullanılmaya hazır değil.

Performans

Btrfs’in ilk gelişim aşamalarında olduğu düşünülünce Postmark, Tiobench gibi sistemlerle kıyaslanması henüz yersiz olur. Bu yüzden testlerimizi geniş dosyalarla uğraşırken geçen süreyle sınırlandırdık ve sonuçları aynı test makinesi üzerinde denenmiş Ext3 ve Ext4 ile karşılaştırdık. Btrfs, tüm testlerde Ext3 dosya sisteminden çok daha iyi, Ext4′ten ise biraz daha iyi sonuçlar aldı.

Tabi ki bu, Btrfs’nin Ext3 ve Ext4′ü her durumda geride bırakacağı anlamına gelmiyor. Ama sonuçlar bu dosya sisteminin potansiyelinin sadece yeniden boyutlandırma ve yönetme aşamalarında değil, aynı zamanda performansta da çok yüksek olduğunu gösteriyor.

Windows’un 7 Günahı

Windows 7 GünahlarıMicrosoft’un yeni işletim sistemi olan Windows 7 de dâhil olmak üzere, Vista, XP ve daha önceki diğer tüm sürümleri, yazılım patenti gibi bir probleme sahip. Kullanıcıların Windows yazılımı üzerinde değişiklik yapmalarına, paylaşmalarına ya da iç kısımda nasıl çalıştığını anlamalarına müsaade etmiyor.

Gerçek şu ki Windows 7 patentlidir demek; Windows anlaşmalar, patentler ve telif hakları sayesinde, kullanıcıları üzerindeki kontrolünün kanuni olduğunu iddia edebiliyor demektir. Microsoft da bu gücünü, bilgisayar kullanıcıları üzerinde kötü yönde kullanıyor. Özgür Yazılım Vakfı da bu nedenle, başlattığı yeni kampanyada, Microsoft tarafından yapılan 7 kötü davranışı listelemiş:

  1. Eğitimle Etkileme: Bugün, bilgisayarla eğitim gören çocuklardan çoğuna bir tek şirketin ürününü kullanmaları öğretiliyor: Microsoft yazılımı. Microsoft, eğitim bölümleri yanına çekebilmek için lobicilik ve pazarlamaya büyük paralar harcamaktadır. Eğitim, bir şirketin kendi tekelini aşılama yolu değil, bilgisayarların gücünü kullanarak özgürlük aşılama anlamında olmalıdır.
  2. Mahremiyete Tecavüz: Microsoft, Windows Genuine Advantage (Windows Orijinal Ürün Avantajı) gibi isimlendirilen yazılımlar kullanarak kullanıcı sabit disklerinin içeriklerini kontrol edebilmektedir. Lisans anlaşmaları, kullanıcıların Windows’u bu tür sorunlara karşı uyarılara bakarak kabul etmelerini talep etmektedir ki Microsoft, bunu uyarısız yapmanın doğru olduğunu iddia etmektedir.
  3. Tekel Davranışı: Neredeyse her bilgisayar Windows önyüklemeli olarak satışa sunulmaktadır, üstelik başka seçenek bırakılmadan. Microsoft donanım satıcılarına, kullanıcılar aksini isteseler dahi, Windows’a bağımlı ürünler satmaları konusunda baskı yapıyor. Hatta diğer işletim sistemlerine olanak verse dahi Windows’u birincil olarak kullanmalarına zorluyor.
  4. Bağımlılık: Microsoft, düzenli bir şekilde eski Windows ve MS Office sürümlerine desteği sonlandırarak kullanıcıları güncel sürümlere yükseltmeye ve donanımlarını yenilemeye zorluyor. Birçok insana göre bu zorlama, yeni Windows sürümünün gereksiz donanım ihtiyaçlarını karşılayamadıkları için çalışan bilgisayarlarını çöpe atmak almanına geliyor.
  5. Standartları Kötüye Kullanmak: Microsoft, belge biçimlerinde özgür standartlar kullanılmasını engellemeye çalışıyor. Çünkü OpenDocument biçimi gibi özgür standartlar, patent yoluyla kullanıcılar üzerinde oluşturdukları kontrolünü tehdit etmektedir.
  6. Dijital Kısıtlama Yönetimini Güçlendirme (DRM): Windows Media Player için büyük medya şirketleriyle gizli anlaşmalar yapıyor ve sadece Microsoft ürünleri üzerinde kopyalama ve oynatmaya izin veren kısıtlama getirmeye çalışıyorlar. Örneğin, NBC’nin isteğiyle, insanların televizyon gösterilerini kaydetmek kanuni hakları olduğu halde Windows kullanıcılarını engelleyebilmektedir.
  7. Kullanıcı Güvenliğini Tehdit: Windows’un güvenlik açığı, virüs yayılımını engelleyememek ve kullanıcıların bilgisayarlarına kötü amaçlı olarak uzaktan ulaşılabilmesi ile ilgili uzun ve kötü bir tarihi var. Yazılım kapalı olduğu için tüm kullanıcılar Microsoft’un bu problemi çözüp çözmemesine bağımlı. Oysa Microsoft, kullanıcılarının değil kendi güvenliğiyle ilgileniyor.

Yardım edebilirsiniz!

GNU/Linux gibi özgür işletim sistemleri Windows ile aynı işleri yapabiliyor. Ayrıca onlar kullanıcılarını paylaşıma, değişime ve onların diledikleri gibi yazılım üzerinde çalışmalarını teşvik eder. Microsoft’tan ve bu yedi günaha kurban olmaktan kaçınan kullanıcılar için, özgür yazılım kullanmak en iyi çözümdür. Yazılım ve bilgisayarların daima problemleri olacak ama özgür yazılım kullanarak kullanıcılar ve onların toplulukları, kendi kendilerine problemleri çözecek ve birbirine öğreterek güçlenecek.

Günahların her biri ve onlardan kaçınmak için ayrıntılı bilgiyi windows7sins.org adresinden edinebilirsiniz. Özgür Yazılım Vakfı‘nın kampanyayla ilgili haber, duyuru, Microsoft’un suistimalleri, Windows 7 problemleri ve özgür yazılımın önemi hakkındaki bildirilerinden haberdar olmak için siteye kayıt olabilirsiniz.

Linux Çekirdeği Nasıl Gelişiyor?

Linux Kerneli Nasıl Gelişiyor?Linux Vakfı, 16 ayın ardından Nisan 2008 tarihli Linux Kernel Geliştirmeleri Araştırması’nın güncellemesini yayınladı. Kernel geliştiricileri Jonathan CORBET, Greg KROAH HARTMAN ve Linux Vakfı’ndan Amanda McPHERSON tarafından kaleme alınan yeni raporda, geçen 16 aylık süre içerisinde Linux kerneline 2.7 milyon satır kod eklenmiş olduğu açıklandı.

Linux Kernel Gelişimi” raporu, Linux çekirdeğinin gelişmesine ve yenilenmesine destek olan geliştiricilerden ve şirketlerden oluşan büyük bir topluluğun bulunduğuna işaret ediyor.

Rapor son derece ilginç rakamlar içeriyor. Rapora göre, Nisan 2008′den beri her bir çekirdek sürümüne katkısı olan geliştiricilerin sayısı yüzde 10′luk artış gösteriyor. Bu seviyedeki faaliyet, her saat başı ortalama 5.45 yama kabulü ve ilk araştırmadan bu yana yüzde 42′lik artış olduğu anlamına geliyor. Araştırmada bulunan diğer başlıklar:

  • Her Linux kerneli, 200′den fazla farklı şirkette çalışan, yaklaşık 1.000 geliştirici tarafından geliştiriliyor. Bu, dünya üzerindeki dağıtımı yapılan en büyük yazılım geliştirme projesi oluşumu. Linux’un endüstride yer edinmesinin yansıması olarak, 2008′den bu yana bireysel geliştirici sayısı yüzde 10 artış gösterdi.
  • Kernel gelişimine katkıda bulunanların yüzde 70′inden fazlası Red Hat, IBM, Novell, Intel, Oracle, Fujitsu gibi dev şirketlerde çalışan geliştiricilerden oluşuyor. Tüm bu şirketler, kernel gelişimine katkı sağlayarak pazarlarında keskin rekabete giriştiklerini fark etmiş durumdalar. Red Hat, Google, Novell, Intel ve IBM incelemelerde bulunan ve Linux gelişimini destekleyen geliştiriciler çalıştıran şirketlerin başını çekiyor.
  • Linux çekirdeğine günlük ortalama 10.923 satır kod ilavesi gerçekleşiyor. En önemli kernel uyarlamaları için yüksek kaliteli ve uygun kodların bulunmasını sağlamak adına günlük ortalama 5.547 kod satırı çıkartılıyor.

Hangi Şirket Ne Kadar Destek Veriyor?

Linux Vakfı Teknik Tavsiye Heyeti (Technical Advisory Board) üyesi olan CORBET ve KROAH-HARTMAN, yaklaşık 500 günlük Linux geliştirme çalışmasına karşılık gelen, 2.6.24′ten 2.6.30′a kadar olan son altı çekirdek sürümünü incelediler. Raporda, Linux çekirdeğine kimlerin ne sıklıkla ve ne amaçla katkıda bulunduğunu içeren bilgiler mevcut.

Aşağıdaki tablodan da göreceğiniz üzere, Linux çekirdeğine en büyük katkı, yüzde 21′lik oranla bireysel geliştiricilerden geliyor. Bireysel katkıcıları Red Hat (% 12), IBM (%6,3), Novell (% 6,1), Intel (% 6) ve diğerleri izliyor.

Hangi Şirket Linux'a Ne Kadar Destek Veriyor?

Linux.com “Vaka Raporları” arasında da bulunan çalışma, yeni nesil Linux platformunun netbook, otomotiv ve enerji gibi bileşik pazarlardaki Linux talebini körükleyeceği öngörüsüyle sonuçlandırılıyor.

Linux Vakfı yetkili yöneticisi Jim ZEMLIN, “Bu rapor gösteriyor ki Linux gelişim hızı, daha çok bireysel geliştirici ve şirketin her sürüm döngüsünde Linux çekirdeği gelişimine olan desteğiyle büyüme yönünde ilerliyor.” şeklinde konuştu ve ekledi: “Yeni pazarlarda Linux kullanımının artması ve geliştirici topluluğun ve sponsorların beyan edilmesiyle, platformu destekleyip ekosistemi güven altına alarak, gelişim sürecine katkı sağlayacakların sayısı artmaya devam edecek.”

CORBET ve KROAH-HARTMAN LinuxCon‘da, çekirdek gelişim sürecine odaklanılacağı ve yeni araştırmadaki gün yüzüne çıkan bazı eğilimlerin inceleneceği bir panele katılacaklar. Linux’un isim babası Linus TORVALDS‘ın da açılış konuşmasıyla panel, 21 Eylül 2009 Pazartesi günü, saat 14:00′de başlayacak.

Vietnam’dan Pardus İncelemesi

Pardus 2009Pardus 2009 çıktığından beri birçok site ve kişi tarafından incelemeye alındı. Bazıları çok beğendi, bazıları eksiklikleri saydı. Sonunda her birinden geçer not almayı başardı. ITLure ve Desktop Linux Reviews incelemelerinden sonra, Vietnam’dan yayın yapan saigonnezumi.com sitesi de Pardus 2009′u inceleme altına aldı. Sözü uzatmadan Saigonnezumi’den alıntılara geçersek, Pardus 2009′u değerlendirmelerini görebiliriz:

  • Eğer bir Linux dağıtımına aşık olmak istiyorsanız, Pardus 2009‘u denemelisiniz. Pardus’u Türklere borçlusunuz ve onlar bu dağıtımla Linux dünyasında büyük bir sansasyon yarattılar. Sabayon ve Linux Mint’in ötesinde, Pardus harika! Pardus’u daha iyi kılan şey ise, KDE 4 ile birlikte çalışabilen (bana KDE 3.5 ile ilgili çok şey hatırlatır) ilk dağıtımlardan biri olması. Üstelik, Pardus geliştiricileri KDE 4′ü “kullanılabilir” kılmışlar!
  • Pardus 2009′u yüklemek son derece basit. Sadece eğer Türkçe bilmiyorsanız İngilizce’yi seçmeyi unutmayın. Gerisi basit ve kolay direktifleri izlemek. Disk bölümleme de bir o kadar kolay. Pardus ana disk bölümünü ext4 olarak biçimlendirecektir. Yükleme kısmı ise benim Thinkpad T60′ımda yaklaşık 20 dakika sürdü.
  • Pardus’un masaüstü efektleri Sabayon Linux’a çok benziyor. Sisteme ilk girdiğinizde karşınıza Kaptan çıkacak. Kaptan’ı bilgisayarınızla ilgili çeşitli ayarları yapmak için kullanacaksınız. Gimp, OpenOffice.org ve Mozilla Firefox gibi birçok popüler yazılım öntanımlı olarak yüklü geliyor. Daha fazla yazılım yüklemek içinse grafik tabanlı Paket Yöneticisi’ni veya komut satırı aracı PiSi’yi kullanabilirsiniz. Pisi bana Gentoo’nun emerge’ini hatırlattı. Genel olarak emerge, yum veya apt-get’ i nasıl kullanacağınızı biliyorsanız, PiSi’ yi de kolayca kullanabilmelisiniz.
  • Skype’ı yüklerken sorun yaşadım. Öyle gözüküyor ki birçok paket henüz 2009 depolarına girmemiş.
  • Dağıtımın çok büyük bir potansiyeli var. Ubuntu ve türevleri İngilizce ve Fransızca konuşan dünyada etkili olabilir, ama Pardus Türkçe ve diğer Asya dillerini konuşan dünyada etkisini gösteriyor.
Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.

Join 129 other followers