Lux lambası…


10393678_10203596184566228_3847067772820955389_n

Hikmet Yıldız

Çocukluk yıllarımız. Ay eylül. Yıl ise boşverin gitsin. Dışarıdaki yağmurun sesi eski evin üzerindeki çinko döşemeden duyuluyor. Akşam karanlığı artık bastırmış. Babam lux lambasını terekten indiriyor. merakla izliyorum olan biteni. Bıldırcına gidecek belli. Uğraşıyor telaşlı ve gergin. Yanmazsa hapı yuttu. Bir zevkten mahrum kalacak. Kazanına gaz yağı dolduruyor. Hava kaçırma vidasını kapatıyor. İspirtoluğa ispirto koyuyor ve kibritle yakıyor. Akabinde zaman geçirmeden hava basıyor luxe. Tül ve taş ısınır ısınmaz iğne çubuğu ile oynayarak ısınmış ve alev almış tüle gazı ulaştırıyor. sonra ne mi oluyor. Pup diye bir ses çıkıyor ve etraf aydınlanıyor. Dışarıdakiler hapı yutuyor….

O yıllar geçiyor ve bizim yıllar başlıyor. Tıpkı bizde babam gibi telaşla o yağmurlu eylül akşamlarında lux lambalarını yakmaya çalışıyoruz. Bu antika lambalar yıllarca elektrik olmayan yerlerin ışığı olmuştu. Ona sahip olan ev yıllarca zengin kabul edildi. Lux lambaları ile geceleri komşuluğa gidildi. onunla çocuklar ders çalıştı, ninelerimiz annelerimiz dantel işledi. Düğünler yapıldı bir köy…

View original post 156 kelime daha

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s